Prof. Dr. Suna EmirProf. Dr. Suna Emir Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Doktoru Çocuk Hematoloji - Çocuk OnkolojiProf. Dr. Suna EmirİletişimMenü

Çocuklarda Beyin Tümörü

Çocuklarda Beyin Tümörü

Çocuklarda Beyin Tümörü olur mu?

Merkezi sinir sistemi tümörleri olarak bilinen beyin ve omurilik tümörleri, çocuklarda en sık görülen solid tümör türüdür ve 15 yaşın altındaki hastalardaki tüm kanserlerin yaklaşık yüzde 20'sini oluşturur.

Çocukluk çağında lösemilerden sonra ikinci sıklıkla görülen kanser, çocuklarda beyin tümörüdür. Birçok farklı beyin tümörü türü vardır.

Çocuklarda beyin tümörü, erken teşhis edildiğinde, bu kanserler genellikle tedavi edilebilir. Yavaş büyüyenlerin çoğu sadece ameliyatla tedavi edilir. Daha hızlı büyüyen diğer türler, radyasyon tedavisi veya kemoterapi veya her ikisi ile ek tedaviye ihtiyaç duyabilir.

Hangi çocuklarda beyin tümörü riski fazladır?

Bazı çocuklarda beyin tümörü gelişme riski yüksektir.

  • Nörofibromatosis tip 1 (NF-1),
  • Tüberoz sklerosis,
  • Von Hippel-Lindau sendromu,
  • Li- Fraumeni sendromu (ailevi meme, beyin, akciğer, yumuşak doku sarkomu, kemik sarkomu, böbreküstü bezi karsinomu) (tümör baskılayıcı p53 geninde mutasyon),
  • Turcot sendromu (kalın barsakta poliposis ve MSS tümörü),
  • Gorlin sendromu (nevüs basal hüreli kanser endromu) (birden çok basal hücreli cilt kanseri, çene kemiğinde odontojenik kist ve iskelet anormallikleri).

Bu tanılara sahip çocuklarda beyin tümörü gelişme riski normal popülasyona göre yüksektir.

Çocuklarda Beyin tümörü belirtileri nelerdir?

Çocuklarda beyin tümörü olunca belirti ve bulgular tümörün yerine, büyüklüğüne ve büyüme hızına bağlı olarak değişir. Yavaş büyüyen tümörler normal anatomik yapılarda kaymalar meydana getirir ve belirtilere neden olana kadar oldukça büyük hale ulaşabilirler. Hızlı büyüyen tümörler ise erken bulgu verirler ve daha küçük iken saptanabilirler.

Beyin tümörlerin genel belirti ve bulguları arasında

  • Sıklıkla sabahları kötüleşen ve gün içinde düzelen ve özellikle küçük çocuklarda huzursuzluk şeklinde kendini belli eden başağrısı,
  • Sıklıkla sabah erken ortaya çıkan ve bulantının eşlik etmediği kusma,
  • Denge ve yürüme bozuklukları,
  • Kafa sinirlerine ait anormal bulgular,
  • Önemli bir bulgu olan görme bozukluğu ise kendini çift görme ile belli eder. Bu, küçük çocuklarda sık göz kırpma ve aralıklı şaşılık şeklinde kendini gösterir.

Aralıklı bulanık görmenin nedeni olan göz dibi ödemi kafa içi basınç artışı nedeniyle meydana gelir. Yine hastada yukarı doğru bakamama ve gözlerde batan güneş manzarası, göz bebeklerinde büyüme ve ışık refleksinin bozulması da çocuklarda beyin tümörlerinin belirtileri arasındadır.

Ayrıca daha büyük çocuklarda bilinç bozuklukları, dalgınlık, huzursuzluk, kişilik ve okul performans bozuklukları da sık görülebilen belirtiler arasındadır.

Henüz fontaneli kapanmamış bebeklerde ise baş çevresinde büyüme ve bazen çocuklarda birden iştahsızlık ve kilo kaybı ile karakterize diensefalik sendrom görülebilir.

Çocuklarda spinal (omurilik) tümörlerin belirtileri nelerdir?

Spinal tümörler omurilik boyunca herhangi bir yerden çıkabilirler. Özellikle yatar pozisyonda artıp otururken azalan bir lokalize sırt ağrısı varlığında spinal tümörden şüphelenilmelidir. İntramedüller tümörler çoğunlukla glial tümörlerden glioma veya ependimomadır. Çocuklarda omurilik tümörlerinin en sık görülen belirti ve bulguları aşağıda sıralanmıştır:

Çocuklarda omurilik (spinal) tümörlerin belirti ve bulguları

  • Sırt ağrısı (olguların %50'sinde),
  • Gövdeyi bükmekte zorlanma,
  • Bel ve sırt kaslarında spazm,
  • Omurgada deformite,
  • Denge bozukluğu,
  • Kol veya bacaklarda gevşek veya spastik güçsüzlük,
  • Kollarda azalmış, bacaklarda artmış refleksler,
  • Tümörün aşağısındaki bölgede duyu kaybı (%30 hastada),
  • Mesane veya anal sfinkter bozuklukları,
  • Deride ve omurgada orta hat kapanma defektleri,
  • Üst boyun omuriliği tümölerinde göz bebeklerinde nistagmus.

Çocuklarda Beyin Tümörü tanısı nasıl konulur?

Çocuklarda beyin tomografisi tümörlerin %95'ini saptayabilir. Tomografi genellikle 5mm'lik ince kesitler halinde çekilmelidir. Harekete bağlı bulanıklığı önleyebilmek amacıyla sıklıkla hasta uyutulmaya çalışılır.

Genellikle kemik lezyonlarını değerlendirmek için, tümör içindeki kalsifikasyonları saptamak için ve kısa çekim süresi nedeniyle genel durumu bozuk hastalarda tomografi tercih edilmektedir. Posterior fossa tümörleri MR ile daha iyi değerlendirilirler.

MR'da radyasyon olmaması ve hassasiyetinin daha yüksek olması avantaj olarak kabul edilir. Tanısal değerlendirmede hastanın beyin omurilik sıvısının (BOS) değerlendirilmesi de yapılır. Alınan BOS hücresel açıdan incelendiği gibi içerisindeki glukoz ve protein miktarı, ayrıca alfa feto protein (AFP) ve insan korionik gonadotropin (hCG) miktarları da ölçülür.

Çocuklarda Beyin Tümörü Tedavisi

Cerrahi, radyoterapi ve kemoterapi olmak üzere 3 başlık altında incelenir. Çocuklarda beyin tümörlerinde cerrahinin amacı;

  • Histopatolojik ve sitogenetik inceleme için doku biyopsisi sağlamak,
  • En az nörolojik sekel bırakarak maksimum tümör çıkartmak,
  • Beraberinde görülen ve BOS dolaşımının tıkanmasına bağlı olarak gelişen kafa içi basınç artışını ortadan kaldırmaktır.

Cerrahi öncesinde steroid kullanmak tümör etrafındaki ödemi azaltıp acil cerrahi girişim ihtiyacını ortadan kaldırabilir. Hidrosefali gelişen hastalarda endoskopik veya standart ventrikülostomi kafa içi basıncını azaltır. Bu yolla basıncı ve ödemi azaltıp tümörü birkaç gün sonra çıkarmak sıklıkla daha emniyetlidir. Cerrahinin amacı tümörü gros total rezeksiyon denecek şeklide çıkarmak olmalıdır. Radyoterapi sıklıkla yüksek dereceli tümörlerde cerrahi sonrası kalan mikroskopik veya makroskopik kalıntıyı ortadan kaldırmak amacıyla uygulanır. Radyoterapi konvansiyonel veya 3 boyutlu konformal radyoterapi şeklinde gerçekleştirilir. Konformal olanda normal beyin dokusunun aldığı ışın konvansiyonel olana göre %30 daha azdır. IMRT denilen ışın yoğunluğunun değiştirilerek verildiği radyoterapi şeklinde ise tümör etrafındaki normal doku daha da az ışın almaktadır.

Çocuklarda Beyin tümöründe radyoterapi dozu ne olmalıdır?

Çocuklarda beyin tümörlerinde radyoterapi dozu tümörün tipine, çocuğun yaşına, tedavi görecek olan beyin veya omuriliğin hacmine göre değişmektedir.
Üç yaşın altındaki çocuklar radyoterapinin olumsuz etkilerinden fazla etkilenirler. Bu grupta radyoterapiyi geciktirmek veya hiç kullanmamak amacıyla tedaviye cerrahiden sonra kemoterapi ile devam edilmesi tercih edilmektedir. Ayrıca çocuklarda beyin tümörlerinde tekrarlamış tümörlerde kullanılan alternatif radyoterapi şekilleri arasında brakiterapi, stereotaktik radyocerrahi gibi yöntemler sayılabilir.

Çocuklarda beyin tümörlerinde kemoterapi kullanılır mı?

Kemoterapi yeni tanı konmuş veya nüksetmiş beyin tümörlerinin tedavisinde giderek artan bir rol oynamaktadır. Merkezi sinir sisteminden köken alan bir tümörün kemoterapiden yararlanabilmesi için tümörün yapısı, hücre kinetiği yani hücrelerin çoğalma hızı ve ilacın veriliş, dağılım ve vücuttan atılması gibi faktörler önemlidir. Düşük büyüme oranına ve düşük mitotik indekse sahip tümörler kemoterapiye daha az duyarlıyken daha fazla çoğalan ve yüksek mitotik indekse sahip tümörler tedaviye daha iyi yanıt verirler.

Çocuklarda Beyin Tümörlerin Türleri, Çeşitleri

Çocuklarda, en yaygın beyin tümörü türleri şunlardır;

  1. Astrositomlar,
  2. Ependimomlar,
  3. Medulloblastomlar veya nöroektodermal tümörler (PNET'ler),
  4. Optik sinir gliomları.

1- Astrositomlar

Astrositomlar, astrositler olarak bilinen yıldız şeklindeki beyin hücrelerinden gelişir. Astrositomlar dört ana alt tipte olur. pilositik astrositom (derece I),fibriler astrositom (derece II),anaplastik astrositom (derece III) ve glioblastoma multiforme (derece IV).

Çocuklarda düşük dereceli astrositomlar (derece I ve II),genellikle yavaş büyüdükleri, yayılmadıkları ve ameliyatın zor olabileceği alanlarda (optik sinir gibi) bulunmadıkça çıkarılması oldukça kolay olduğu için oldukça iyi seyirlidir. Ameliyattan sonra kemoterapi veya radyasyona ihtiyaç duyulmama ihtimali vardır. Yüksek dereceli astrositomlar (derece III ve IV) daha agresif, daha invaziv ve tedavisi daha zordur. Tedavi genellikle cerrahi, kemoterapi ve radyasyon içerir.

2- Ependimomlar

Ependimomlar, beyin omurilik sıvısı yapan beyin hücrelerinden köken alırlar. Genellikle 5 yaşın altındaki çocuklarda gelişirler. Ependimomlar bulundukları yere göre sınıflandırılır ve çoğu vücudun diğer bölgelerine yayılmaz (metastaz yapmaz).

Beynin üst kısmında bulunanlara supratentoryal ependimomlar denir. Supratentoryal ependimomlar, beyindeki artan basınçtan kaynaklanan bulantı, kusma ve baş ağrılarının yanı sıra görme sorunlarına neden olabilir.

Ependimomlar omurilikte de bulunabilir. Beynin arkasındaki tümörler daha yaygındır. Bunlara infratentoryal ependimomlar denir. Bunlar koordinasyon ile bulantı, kusma ve baş ağrısı ve soruna yol açabilir. Supratentoryal ependimomlar bazen tek başına ameliyatla tedavi edilebilir. İnfratentoryal ependimomlar genellikle cerrahi, kemoterapi ve radyasyon ile çok daha agresif tedaviye ihtiyaç duyar.

3- Medulloblastomlar veya nöroektodermal tümörler (PNET'ler)

Medulloblastomlar veya nöroektodermal tümörler (PNET'ler),beynin kafatasının tabanına yakın bir kısmı olan posterior fossada başlayan yüksek dereceli tümörlerdir. PNET türleri arasında medulloblastom, posterior fossa PNET, supratentoryal PNET ve pineoblastoma yer alır. Bu tümörlerin tümü, beyni ve omuriliği çevreleyen beyin omurilik sıvısı yoluyla metastaz yapabilir.

  • Kraniofaringiomlar, beynin tabanında hipofiz bezinin yakınında oluşan tümörlerdir.
  • Germ hücreli tümörler genellikle testislerde veya yumurtalıklarda oluşur ancak beyin ve merkezi sinir sisteminde de oluşabilir.
  • Beyin sapı gliomları, beynin arkasında derinlerde bulunan beyin sapı, orta beyin, pons ve medulladan oluşur. Beynin bu kısımları vücudun otonom sinir sistemini kontrol eder (nefes alma, sindirme, terleme ve titreme gibi vücut süreçlerini kontrol etmekten sorumludur).

Beyin sapının herhangi bir bölgesinde gelişen tümöre beyin sapı gliomu denir. Pons içindeki tümörlere pontin gliomalar (ya da diffüz intrinsik pontin gliomalar, DIPG) denir. Pontin gliomları en yaygın beyin sapı gliomlarıdır ve aynı zamanda tedavisi en zor olanıdır. Pontin glioma semptomları aniden başlayabilir ve çok hızlı bir şekilde kötüleşebilir.

  • Çift ​​görme,
  • Tek göz küresinin dönmesi,
  • Göz kapağının veya yüzün bir tarafının sarkması,
  • Yutma güçlüğü,
  • Konuşma ve yürüme zorluğu,
  • Mide bulantısı ve kusma,
  • Çocuklarda Pons gliomlarında görülen belirtilerdir.

4- Optik Sinir Gliomları

Optik sinir gliomları, gözü beyne bağlayan optik sinirin içinde veya çevresinde oluşur. Çoğu optik sinir gliomu iyi seyirlidir ve yavaş büyür. Optik sinir gliomları çoğunlukla 10 yaşın altındaki çocukları etkiler. Nörofibromatoz tip 1 (tümörlerin sinir dokusunda büyümesine neden olan genetik bir durum) olan kişilerde bunları geliştirme riski daha yüksektir.

Optik yol gliomunun en sık görülen semptomu ilerleyici görme kaybıdır. Yavaş büyüyen tümörlerde, özellikle gördüklerini tarif edemeyen küçük çocuklarda, bunu ilk başta fark etmek zor olabilir. Hızlı büyüyen tümörlerde görme sorunları daha çabuk ortaya çıkar. Çocuklar ayrıca başlarını eğmeye veya yürüme sırasında sakarlık, konuşma güçlüğü veya davranış değişiklikleri gibi gelişimsel gecikmeler gösterebilir.

Nistagmus adı verilen bir durum (göz kürelerinin istemsiz olarak "titremesi" gibi) de meydana gelebilir. Optik sinir gliomları genellikle kemoterapi ile tedavi edilir, ancak radyasyon da kullanılabilir.

Çocuklarda beyin tümörü tedavisinin yan etkileri var mı?

Beyin tümörü nedeniyle radyasyon tedavisi veya kemoterapi gören çocukların sıklıkla yan etkileri olur. Bunlar yorgunluk, mide bulantısı, kusma ve saç dökülmesini içerebilir. Tedavi sona erdiğinde bu yan etkiler ortadan kalkar.

Tedavinin " geç etkiler " olarak adlandırılan uzun süreli etkileri de olabilir. Bunlar arasında öğrenme güçlükleri, nöbetler, büyüme bozuklukları, işitme ve görme sorunları ve ikinci bir beyin tümörü de dahil olmak üzere ikinci bir kanser geliştirme olasılığı bulunur. Bu problemler bazen tedaviden yıllar sonra fark edilmediğinden, onları mümkün olduğunca erken yakalamak için düzenli takip ve düzenli taramalara ihtiyaç vardır.

Bebeklerde beyin tümörü olur mu?

Yenidoğan döneminde ortaya çıkan beyin tümörlerinin büyük bir çoğunluğu anne karnında gelişimle ilgili problemden kaynaklanmaktadır. Genellikle hayatın ilk birkaç haftasında belirti veren bu tümörler daha kötü seyirli olabilmektedir. Yeni doğan bebeklerde baş çevresi ortalama ayda 1 cm büyümektedir.

Kafa kemiklerinin birleşmesinden önce ortaya çıkan tümörler başın çok daha hızlı büyümesine neden olabilmektedir. Rutin kontrollerinde bebeklerinin baş çevresini ölçerek not tutulması çok önemlidir.

Yeni doğan bebeğin vermesi gereken tepkileri ebeveynler tarafından dikkatli takip edilmelidir.

  • Bebek sürekli uykuluysa,
  • Uyanık kalmakta zorluk çekiyorsa,
  • Halk arasında pelte gibi yatıyor denilen normalden daha fazla hareketsiz bir durumdaysa,
  • Yaşıyla uyumlu bir şekilde başını kaldıramıyorsa,
  • Sürekli bitkinlik halindeyse,
  • Beslenmesinde sorun yaşıyorsa en kısa sürede bir doktora başvurulmalıdır.

Çocuklarda beyin tümörü için ailelerin dikkat etmesi gerekenler nelerdir?

Çocuklarda beyin tümörü, başka çocuk hastalıklarına benzer. 2-3 yaşındaki çocuklar bebeklere göre konuşmayı öğrenmeye başlasa da yine de sorunlarını bir yetişkin gibi dile getirememektedir.

Özellikle baş ağrısı gibi belirtileri dile getirmekte zorlanan çocukların bu dönemde de iyi gözlemlenmesi gerekmektedir. Bu yaştaki çocuklarda beyin tümörleri baş ağrısının bir ifadesi olan saçını çekiştirme, ağlama, huzursuzluk, iştahsızlık gibi belirtilerle kendini gösterebilir. Beyin tümörleri bu dönemdeki çocuklarda bebeklerden daha farklı belirtilerle ortaya çıkabilmektedir.

  • Çocuğun daha önce kazandığı yeteneklerde gerileme olması,
  • Yürümeyi öğrenmesine rağmen sık sık düşmeye başlaması,
  • Tuvalet kontrolünü sağlayan çocuğun idrar kaçırmaya başlaması,
  • Vücudun bir yarısında kuvvetsizlik,
  • Gözlerde kayma veya odaklama problemi,
  • Yutma zorlukları,
  • Çocuğun beslenmesinin genel anlamda bozulması,
  • Yaşı ile uyumlu olmayan bir takım hormonal belirtilerin ortaya çıkması.

Sonuç olarak; Yapılan araştırmalarda, çocuklarda lösemiden sonra en fazla görülen kanserin beyin tümörü olduğu bilinmektedir. Kafatası içerisinde, kafa içi basıncının yükselmesine de neden olan tümörler, baş ağrısı, bulantı, kusma, şaşılık, denge problemleri, davranış değişiklikleri, uyuşukluk ve hatta nöbetle birlikte koma ile ortaya çıkar. Doğumdan hemen sonra çocuğun kafa ölçüsünde büyüme ile birlikte sinirlilik, iştah kaybı, gelişme geriliği; okul çağında ise düşük okul başarısı, kişilik değişiklikleri ve yorgunluk fark ettiyseniz, hemen doktora başvurmanız gerekir.

Anlaşmalı Kurumlar

Kliniğimizin aşağıdaki kurum veya özel sigortalarla anlaşması bulunmaktadır. Anlaşmamız olmayan özel sigorta ve kurumlara TTB fiyat tarifesinden fatura düzenlediğinden, hastalarımız ödedikleri ücreti sigortalarından ve kurumlarından tahsil edebilmektedirler.

Prof. Dr. Suna EmirProf. Dr. Suna EmirÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Doktoru Çocuk Hematoloji - Çocuk Onkoloji
0312 504 4342